bebek hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ağustos 2009 Salı

ATEŞ VE DİŞ ÇIKARMA



Geçen pazartesi Eren' in ateşi çıkmıştı. İki gün bekledik, evdeki ilaçlarla düşürmeye çalıştık, olmadı. Daha önceleri de zaman zaman ateşlendiği olmuş, bir iki gün içinde evdeki ilaçlarıyla geçmişti. Bu kez inatçı bir ateş ki ne yapsak düşmüyor. Biraz azalır gibi oluyor, kısa süre sonra hemen yükseliyor. Doktor boğazında enfeksiyon var biraz demiş antibiyotik yazmış. Böylece antibiyotikle de tanışmış oldu erkenden. Tabii bu nasıl oldu, nerden oldu bilemedik. İki saat arayla, iki değişik ateş düşürücü veriyoruz yine de baş edemiyoruz bu inatçı ateşle. Ateşin 39 lara yükseldiği durumlarda hemen ılık duş yaptırdık, ya da ılık su ile ıslattığımız bezlerle ellerine ayaklarına, alnına kompresler yaptık, sildik. Bu oldukça işe yaradı. Uzun süreli olmasa da vücudun hararetini aldı. Ancak beşinci günden sonra ateşi tam kesilmedi ama oldukça düştü. Ateş düşürücüleri günde bir iki kez vermeye başladık.


Bu arada altta sadece iki dişi varken azı dişleri oluşmaya başlamış, birisi kendini iyice gösterdi o günlerde. Elleri sürekli ağzında, ne bulsa kemirmeye başlıyor, hiçbirşey yoksa elinin altında bizim elimizi, kolumuzu ısırmaya çalışıyor. İştahı yok, hiçbir pütürlü şeyi nerdeyse ağzına almıyor. Dün akşam biraz muhallebi yedirebildik. Zayıfladı, süzüldü.
Bu azı dişleri pek sarstı Eren' i.

19 Mart 2009 Perşembe

NORMALE DÖNÜYORUZ

Bugün sabahtan beri ateş düşürücü şurup içirmeye gerek kalmadı, ateşi yükselmedi. Hepimiz sevindik. Daha iştahı yok, pek birşey yemiyor. Yavaş yavaş o da geçer herhalde. Uyutmak başlı başına bir olaydı Eren' i. Müthiş bir direnç gösteriyor uyumaya karşı. Bugün kucağımda sallayarak uyutabildim. Şaşırdık, bakalım önümüzdeki günlerde devam edecek mi böyle uyumaya. Geçen günlerde annesiyle konuşuyorduk, 'Ne güzel olurdu şöyle kucağımızda uyusa 'falan diye.

17 Mart 2009 Salı

ATEŞLE TANIŞTIK

Dört gündür hastalıkla uğraşıyoruz. Önce Eren' in annesi hastalandı. İşyerinde üşütmüş. Soğuk algınlığı diyerek her zamanki evde yaptığımız ve yıllardır ilaca gerek duymadığımız tedavileri yaptık ama, bu kez birdenbire ateşin içinde buldu kendini, ateşi de düşmedi. Doktora gidildi. Doktor farenjit demiş. Meme verdiği için hızlı etki eden antibiyotik alamıyor. Süte geçmeyen pensilin türü bir hap vermiş, o da ancak bugün etkisini gösterdi. Ateş düşürücü olarak da parol içebilirmiş süt verenler.
Annesi hasta olduğundan beri maske taktı Eren' i emzirirken, aynı odada da yatmadı ama yine de Eren bugün ateşlendi. Annesinin maske takması ve ayrı odada yatması işe yaramamıştı, çünkü gün boyunca aynı odada oturmuştuk. Ancak ateşlenince aklımıza geldi. Sirkeli sular koyduk alnına, ayaklarının altına. Şurup varmış evde ateş düşürücü onu verdik. Doktoruna telefon edildi, fitil önermiş. Bir de fitil kondu popodan. Ateş düşüyor, fitilin yeniden konabileceği saat gelmeden yeniden yükseliyor. Çünkü fitil 8 saat arayla konuyormuş.
Annesi araştırdı yumurta akı bezin üstüne sürülüp ayak tabanına sarılınca ateşi düşürüyormuş. Onu da yaptık, sirkeli suya da devam ettik başına, koltuk altlarına ve ayağının altına. Doktora götürüldü yine de, solunum yolu enfeksiyonu demiş. Antibiyotiğe gerek görmemiş. Doktor sirkeli suyu önermemiş, ıslak bezi gezdirin alnında, koltuk altlarında demiş.
Ateşi çıkaran neden bunlarla geçecek değil ama biraz rahatlatıyor genede. Bu arada katı hiçbir şey yemediği için, annesinin sütü de yetmediğinden, derin dondurucuya gelecek günler için koyduğumuz sütler çok işe yaradı.
Şu ateş bir düşse.