oyunlar ve oyuncaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyunlar ve oyuncaklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Temmuz 2009 Cuma

OYUNCAKLAR

Üst sağdaki oyuncak faaliyet merkezi


'Gelişim basamakları boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren, zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerine yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemesi oyuncak olarak tanımlanabilir. Su, kil, kum gibi doğal oyun malzemeleriyle, boş kibrit kutusu, makara gibi artık ürünler de oyuncak kapsamına girer.

Oyuncaklar, çocuğun doğal yeteneklerini kolaylaştıran, böylelikle de büyük bir eğitimsel işlevi yerine getiren oyun malzemeleridir. Çocukta seçme ve değerlendirme duygusunu de geliştiren oyuncaklar, bu işlevleri ile çocuğun kendi kendine karar verebilmesine ve belirli bir alanda beceri kazanmasına olanak hazırlar.

Eğitimsel değeri büyük olan oyun malzemelerinden biri ' su ' dur. Dokunma duyusunun gelişimini sağlayan önemli bir oyun aracı olan su, aynı zamanda çocuğa büyük bir haz verir. Deneyim ve keşif olanakları sağlayan su sayesinde utangaç çocuk uyarılır, saldırgan çocuk sakinleşir. Su ayrıca çocuğun dikkatini uzun süre bir konu üzerine toplamasına da yardımcı olur.

Kum ve su 2 yaşından itibaren tüm yaşlar için temel oyun malzemeleridir. Açık hava oyunlarının yanında, kum havuzu ya da su dolu bir leğende oyun oynamak olanağının çocuğa sağlanması, onun fiziksel olduğu kadar zihinsel gelişimine ve güven kazanmasına yardımcı olur.'


Yukardaki bilgiler Haluk Yavuzer' in bir önceki yazımda da bahsettiğim ' ÇOCUĞUNUZUN İLK 6 YILI ' adlı kitabından. ' Çocuğun yaşına, beceri ve ilgisine ' göre de oyuncaklardan örnekler vermiş aynı kitapda.

Bizim kullandıklarımız : Her çocuğun ilk ve baş oyuncağı olan çıngıraklar,

yumuşak oyuncaklar ( evde birkaç tane kendimiz yapmıştık ),

faaliyet merkezi ( 6. aydan itibaren öneriliyor, bununla çok oynuyor, ilgisi hala eksilmedi ),

telefon,

iç içe geçen kaplar,

şekilli kutular,

toplar,

müzik oyuncakları ( bir org alındı, çeşitli müzik aletlerinin sesini ilgisi oldukça dinletiyor, parmaklarıyla basmasını sağlıyoruz )

ve kitaplar.

Oyuncaklarla oynarken renklerini ve şekillerini söylüyoruz. Kaç tane olduğunu sayıyoruz o ara ilgi duyuyorsa. Ne yaptığımızı anlatıyoruz .

12 Temmuz 2009 Pazar

BİR YAŞINDA OYUNLAR VE OYUNCAKLAR



Haluk Yavuzer' in Çocuğunuzun İlk 6 Yılı adlı kitabında bir yaşındaki çocuğun yapabildikleri özetle şöyle belirtiliyor: ( Oyun ve oyuncaklarla ilgili olanları seçtim.)

1-Boşlukların içine uygun şekilleri atmayı, çeşitli legoları dizerek kuleler yapmayı, objeleri diğerlerinin içine koymayı , eşyaları vida gibi döndürerek hareketler yapmayı öğrenir.

2-Kendisine gösterildiğinde tahta küpleri bardağın, kutunun içine koyabilir, dışına çıkarabilir.

3-İstenildiği zaman, hatta bazen kendiliğinden oyuncakları yetişkine verebilir.

4-Gözünün önünde saklanan oyuncakları süratle bulur.

Eren oyuncaklarıyla oynarken araya girip bunları oyun içinde yapmasına yardımcı oluyoruz. Emziğini küçük kapların altına saklayıp ' hani emzik ' diye bulmasını istiyoruz. Topla çeşitli oyuncaklar oynatıyorduk zaten uzun zamandır, artık topu değişik yönlerden ona atıp tutmasını bekliyoruz. Kuleler yapmasına yardımcı oluyoruz ama O daha çok kuleyi yıkmayı istiyor. Önceleri bir kabın içindeki objeleri hemen yere boşaltıp karıştırmak isterken, şimdi içine atmasını istiyoruz, artık bunu yapmaya başladı.




Bunlardan başka Eren' in çok keyif alarak oynadığı oyunlar var: Hemen hemen her çocuğun pek sevdiği mutfak gereçlerini fırsatını yakaladığında dolabı açıp aceleyle kapmak, annesinin pilates topunu evin içinde dolaştırmak, su damacanası ( biz yetişene kadar ), sandalyeleri ve mama sandalyesini evin içinde ittirip yürütmek gibi.



Daha önceki aylarda büyük boyutlu resimleri olan kitaplardaki resimleri gösterip anlatıyorduk gördüklerimizi. Bugün annesi, uykusu geldiğinde karnını doyurup yatağına bıraktı ve kitap okumaya başladı. Oyun oynarken kitap okumayı denemiştim bir keresinde dikkatini vermemişti. Ama bugün ilgiyle dinlediğini gördük. Arada kitaptaki resimleri de gösterdi Annesi anlatarak. Buna artık ben de devam edeceğim.



24 Nisan 2009 Cuma

İTHAL ZEHİRLER

Türkiye'deki oyuncak piyasasına denetimsiz giren Çin yapımı oyuncaklar tehlike saçıyor.Devlet Bakanı hayati Yazıcı, başta kurşun olmak üzere kanserojen madde içeren çok sayıda oyuncağın toplatılıp imha edileceğini bildirdi.

CHP Bursa milletvekili Kemal Demirel' in 'son yıllarda yapılan denetimlerde sağlığa zararlı oyuncakların türleri ve üretildiği ülkeye' ilişkin sorusu üzerine Yazıcı, 1'i hariç Çin tarafından üretilen çeşitli oyuncakların denetiminde sağlığa aykırı madde bulunduğunu bildirdi. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan analizlerde, özellikle oyuncak arabalarda kurşun miktarının yasal sınırın üzerinde çıktığını anlatan Yazıcı, oyun hamurlarının 'küflü' ve asgari güvenlik koşullarını taşımadığını belirtti.

Oyuncak tabancalardaki kurşun miktarının verilenden fazla çıktığını, su oyuncaklarının ' flatalat' testinde izin verilen düzey üzerinde flatalat' maddesine rastlandığını kaydeden Yazıcı, bu oyuncakların Sağlık Bakanlığı'nca toplatıldığını ve firmalara para cezası verildiğini ifade etti. Plastik ve tekstil üretiminde kullanılan ' flatalat', kanserojen madde olarak biliniyor.



Haber Cumhuriyet Gazetesi' nden alıntıdır.

7 Mart 2009 Cumartesi

EREN ZITLIKLARI ÖĞRENİYOR

Çocukluk dönemlerinde öyle zamanlar vardır ki, beyinde bazı kapılar açılır ve gelecek içeriye alınır.
Graham Greene

0-3 yaş arasında insan beyni sünger gibi emici. Ne görse kaydediyor. Bu yaş aralığında bebeğe verilen eğitim, gösterilen ilgi-sevgi, oynatılan oyunlar, keşfedebileceği değişik nesneler, yerler, günlük yapılan yoga zihinsel ve bedensel gelişimde çok önemli. Çünkü bu yıllarda beyindeki sinir hücreleri ve sinapatik yoğunluk arasındaki bağlantı çok büyük bir hızla gerçekleşiyormuş. Dolayısıyla yeterli uyarı ve eğitim ile beyin bağlantılarının kalıcılığı sağlanıyor. Yani geri dönüşü olmayan, çok önemli yıllar.

Annesi de birçok kaynaktan araştırma yapıyor. Eren'e 0-3 yaş arası verebileceğimiz en iyi eğitimi vermeye çalışıyoruz.:

-Sürekli karşılıksız sevgi ve ilgi
-Günlük bebek yogası
-Zeka geliştirici oyunlar
-Müzik dinletmek
-Şarkı söylemek, dans etmek
-Evin değişik yerlerini gezdirerek tanıtmak
-Yaptığımız işleri anlatmak
-Farklı ses çıkaran oyuncaklarla beraber oynamak
-Mümkün olduğunca farklı nesnelere dokunmasını sağlamak ve onların ne olduğunu, ne şekilde ve ne renk olduğunu anlatmak
-Çeşitli kitapları (büyük, küçük, resimli, yazılı) beraber incelemek
-Farklı yapıdaki kağıt, naylon, karton gibi şeylere dokundurarak tanıtmak
-Farklı kokuları tanıtarak koklatmak
-Dışarıda değişik yerleri gezdirmek ve farklı insanlarla iletişim kurmasını sağlamak, vb.

Bugünlerde yavaş yavaş zıtlık kavramını anlatmaya başladık. Anlatırken kafasını kaldırıp yüzümüze bakıyor bazen.

Havaya kaldırıp gezdirirken 'yüksek', aşağıya indirince 'alçak' diyoruz.
Elini ılık ve soğuk suya değdirip, 'ılık' veya 'soğuk' diyoruz.
Yumuşak ve sert oyuncaklara dokundurup 'yumuşak' veya 'sert' diyoruz.

Önümüzdeki günlerde farklı uygulamalar yapacağız Eren'le. Yaptıkça size de anlatacağım.

22 Şubat 2009 Pazar

EREN'LE OYNADIĞIMIZ OYUNLAR-I

*Büyük resimleri olan çocuk kitaplarını açıp resimlerine baktırıyoruz. Resimlerde neler olduğunu söylüyoruz.(Odaklanma becerisini geliştirir)

(Bu aylara uygun, her sayfada tek resim olan kitap hazırlayacağız evde)



*Oturduğumuz yerde topu ona yuvarlıyoruz, bize yuvarlamasını söylüyoruz. Tabii şimdilik yuvarlamıyor ama tekrar tekrar uygulayınca ileride ne yaptığını göreceğiz. (Hareketleri izleme becerisini kazandırma)


*Avucumuza bir şeyler saklayıp açıyoruz, birkaç kez yapınca elimizi açmasını söylüyoruz ve açmasını bekliyoruz. Şimdilik sadece izliyor.
( Deneme yanılma yöntemiyle öğrenme, olaylar arasındaki ilişki kurma becerisini geliştiriyor)



*Cee-e oynuyoruz, en çok bu oyunu seviyor. (Bebeğe duygusal rahatlık sağlar)

8 Şubat 2009 Pazar

EVDE YAPTIĞIMIZ OYUNCAKLAR

Oyuncaklarla oynamaya başladığından beri annesiyle kafa yoruyoruz ne yapalım diye eline aldığını ağzına götürüyor,sallayıp sallayıp başına gözüne çarpıyor.Böyle olmayacak yumuşak oyuncaklar gerekli . Öyle bir iştahla ağzına götürüyor ki oyuncağın boyası falan varsa hepsini emiyor sanki. Baktık alınan oyuncakların hepsi nerdeyse Çin yapımı. Boyası,kumaşı nedir ne değildir birçok haber çıkıyor basında.Annesi hepsini attı. Kırık bohçasını açtık,çeşitli hayvan kalıpları bulduk, dikiş kutusunu yanımıza aldık bir iki paket de ehven pamuk. Üç aylık kadardı O'na mama yedirdiğimiz kaselerin üstündeki desenleri farkederek agular çıkardığı oluyordu. Allı,dallı şeyler ilgisini çekiyor elini uzatıyordu.
Şimdi üstümüzdeki giysilerden, çevresindeki eşyalara kadar herşeyi incelerken yine renkli desenler, allı pullu şeyler için kendini feda edercesine atılıyor ya , biz de el kadar çeşitli biçimlerde yastıklar yaptık: kare, uzun, çapraz vs.Bir de balık. Balık bizce çok güzel oldu hepsinden de daha çok emek verdik. Bunu daha çok sevecek en çok buna atılacak dedik.

Ama yüzüne bile bakmadı. Bu yaşta birkez daha öğrendim ki senin beğendiğini çocuğun ve torunun beğenecek diye birşey yoktur. Ama ben ne yaptım: Birgün diğer oyuncakları kaldırdım önüne yalnız balığı koydum.Baktı baktı kuyruğundan tutup ağzına götürüp, fırlatıp attı. Rengini mi beğenmedi acaba? Yoksa şaşı gözlerini mi?