Bir hafta falan oluyor, yerden kucağıma alırken kollarından tutup ayaklarıyla o anda önümüzde duran topuna vurdurttum; çok hoşuna gitti kikir kikir gülmeye başladı ve tekrar tekrar bunu yapmak istedi.
Tabii bu bizim de hoşumuza gitti, kollarından tutmamız yetiyor, kendi ayağını ayarlayıp sanki topa şut çekiyor. İşleri ilerlettik, artık önümüze ne çıkarsa vurmaya eğlenmeye başladı. Durmadan ayağa kalkmak, yürüyüp birşeylere vurmak istiyor. Bu hepimizin hoşuna giden durumu kısa sürede bitirmek zorunda kaldık; çünkü yürümeye çalışırken sadece topa ya da başka bir nesneye vururken değil normal adım atmaya çalışırken de ayağını birşeye vuracakmış gibi kaldırıp kaldırıp savurmaya başladı. Artık kolundan tutup yürütmeye çalışmıyoruz, zaten bunu yapmayın diyormuş doktorlar da; alışırlar birinden destek alarak yürümeye. Ama ne var ki iş işten geçti, şimdi de Eren her fırsatta ayakta kalıp birşeylere vurmak istiyor. Tabii bizden destek alarak.
Epeydir kıçın kıçın her tarafa gidiyordu. Öne doğru emekler gibi uzanıyor, geri dönüp oturuyor, ya da yatıp, oturup birşeyler yapıp her yöne gidiyordu.Öne doğru ilerleyemediği için hemen geri vites yapıyordu. Geri vitesci Eren diyordum. Bugün Annesi işten gelince farketmiş. 'Anne emekliyor bak. ' dedi. Sabahtan beri yanındaydım, hiç böyle bir hareket yapmadı. Annesine sürpriz yaptı herhalde. Annesi de hemen telefona sarılıp babasına, teyzesine, kuzenine haber verdi. ' Eren, özgürlüğe doğru bir adım daha ilerledi. ' dedi Annesi. 

